Konya Gezi Rehberi

Merhaba,
Ucuz uçak biletleri bularak yaptığımız gezilerde sıra Konya’daydı. 8-10 Nisan tarihlerini Konya’da geçirdik. Couch sayfalarından İlyas Demir ve Burak Sığın bizi misafir etme konusunda yardımcı oldular. Gece uçağı ile Konya’ya vardıktan sonra ilk iş olarak bizi misafir eden Burak’ın evine gidip onunla tanıştık ve hemen uyumaya koyulduk. Her zamanki gibi pek plan yapmadan gittik, bir sonraki gün ne yapacağımıza o günün akşamında karar veriyoruz genelde. 🙂
Sabahın erken saatiyle uyanarak merkeze doğru yol aldık. Ufak bir kahvaltı yaparak Çatalhöyük’e gitmek üzere otogara doğru yöneldik. Yolda şans eseri Konya Arkeoloji Müzesi’ne denk geldik. Müzede m.ö 6000li yıllara kadar eserler bulunuyor, kesinlikle görülmeye değer bir yer.
Müzede ufak bir tur attıkta sonra Çatalhöyük’e doğru yola koyulduk. Çumra’ya kadar otobüsle gelip geri kalan yolu da otostop ile alarak Çatalhöyük’e vardık.

Çatalhöyük ilk yerleşim yeri ve tarımın yapıldığı ilk yerlerden birisi olarak kabul ediliyor. Böyle tarihi yerleri tam anlamıyla kavramak için bir rehber ile gezmek gerekiyor ancak Çatalhöyük’te çok açıklayıcı tabelalar olduğundan rehbere ihtiyaç olmadan da o ihtişamı kavrayabiliyorsunuz. M.Ö. 7500 yılına kadar uzanan yerleşim yerlerine ait kalıntıların olduğu bir yer, kesinlikle görülmeye değer.

Tabi gezilerimizin çoğu yemek üzerine kurulu olduğu için, gitmeden nerelere gidilirden çok neler yenir araştırmaları yapıyoruz. Bu doğrultuda ilk gün Meşhur Ali Baba’da fırın kebabı yedik. Bol yağlı çok iyi pişmiş et, ekmek ve soğan dışında bir şey verilmediği için her mideye uygun olmayabilir. Yine de gitmişken denemenizi tavsiye ederim.

Yemeğin ardından Mevlana Müzesine gittik ancak kapanmaya 15dk kala vardığımız için maneviyatı derinlerde hissedemeden ayrılmak zorunda kaldık. Oranın ardından da cumartesi günleri Mevlana Kültür Merkezinde ücretsiz olarak yapılan sema gösterisine gittim (Ayhan Trabzonspor-Beşiktaş maçını tercih etti). Konya’ya kadar gitmişken kesinlikle yapılması gerekenler listesinde olmalı, gezinizi cumartesi gününe denk getirecek şekilde ayarlayın hatta. Biz plansız yollara koyulduğumuz için şans eseri denk geldik.

Günü de etli ekmek ile kapattık. Yediğiniz pidelerin, etli ekmeklerin tamamını bir kenara koyun, bambaşka bir şey yiyorduk sanki. En iyi yapan yer olarak belirtilen yerde yiyemedik ama yine de gayet lezzetliydi.

Ertesi gün yine erkenden uyanarak ilk iş olarak Kule’ye çıktık. Pek bir hikayesi yok sadece Konya’yı 360 derece görmenizi sağlıyor, vakit kaybı olarak değerlendirilebilir.

 

Yemek araştırmalarımızda Tiritçi Mithat isimli mekana denk gelmiştik, aslında bir önceki gün amacımız tirit yemekti ancak saat 4 gibi dükkanı kapattıklarından kaçırmıştk. Biz de öğle vakti tirit yemeye gittik. Tarif edilemez bir lezzet, kendi adıma kaburga dolmasından sonra ikinci sıraya koyduğum lezzettir kendisi. Yerken beraberinde siz de eriyorsunuz, o derece. Ardında meşhur dedikleri Zerde tatlısından yedim. Tadı aşureye benzeyen pirinçten yapılmış tatlı, çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. 🙂

Unutmadan, 20 metre ile şehrin en yüksek tepesi olan Alaaddin Tepesi’ni görmeden ayrılmayın. Çünkü gerçekten başka tepe yok şehirde. 🙂

Sıradaki durağımız Sille oldu, merkezden 15 dakika uzaklıkta ancak şehir içi otobüsleri ile ulaşım sağlanabiliyor. Sille 5000 yıllık tarihe sahip bir şehir. Şehre girdiğinizde kesinlikle o tarihi hissedebiliyorsunuz, tarihi doku korunmuş. Şehir çok küçük olduğundan gezilecek yerler de hemen göze çarpıyor zaten. M.S. 327 yılında inşaa edilmiş Aya Eleni Kilisesi, Osmanlı, Cumhuriyet ve Roma dönemine kadar uzanan zaman kavramı ile ilgili birçok eseri barındıran Zaman Müzesi ve ara sokakları dolaşmanızı tavsiye ederim. Şehri seyreden mağaralara giriş yasaklanmış ancak biz yasak dinlemediğimizden gizlice girdik, tabi bizi gören birçok insan da girmeye başlayınca görevli bir abimiz gelip bizi alanın dışına çıkardı.

Son yemeğimizi de Selçuklu ve Mevlevi mutfağına ait lezzetleri sunan Somatçı’da yedik. Günümüz lezzetleri dışında bir lezzet sunuyordu. Her damağa uygun olmayabilir ancak biz beğendik. Yemeklerinde salça, yağ vb. kullanmıyorlar. Garip yemek isimleri var, hiçbirini bilmediğimizden rastgele seçim yaptık. Yalnızca patenti elimizde dedikleri bademli köfte bilinçli bir seçimdi. 🙂

Konya’da bulunduğumuz sırada Muhammed Taha isimli çok da yakın olmadığım bir arkadaşın orada olduğunu öğrendim ancak gezi planımızda olmadığı için aramak istemedim. O arkadaşın 2 gün önce ölüm haberini aldık, dünya gerçekten garip bir yer. Çok fazla ihmal eden biri olarak; insanları aramayı, hal hatır sormayı kesinlikle ihmal etmeyiniz diyorum. O arkadaşı son kez görmeyi isterdim açıkçası. Burak ve İlyas’a da yardımları için teşekkürler.

Son olarak yaptığımız ufak videoyu izlerseniz seviriniz. Bir sonraki gezimizde görüşmek üzere…

don’t be afraid, take the roads with GumsN’Shoes.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s