Lübnan Gezi Rehberi

Merhabalar,

Lübnan gezim ile ilgili yazmadan önce birkaç şey söylemek istiyorum.

Öncelikle yaptığım gezilerin %90’ında tek başıma olsam da tek çıkmayın derim. Geziniz kaç gün olursa olsun sıkılmak istemiyorsanız mutlaka bir arkadaşınızla çıkın, hem sıkılmazsınız hem de her yerde fotoğraf çekmek için birilerinden yardım istemek zorunda kalmazsınız. Yaratıcı fikirleriniz varsa beraber videolar da çekebilirsiniz. 🙂 Ancak keşfetme ruhuna sahipseniz yanınızda sürekli olarak söylenen birileri olması canınızı fena sıkabilir. Kafa dengi bir arkadaşınızla çıkıyor olmanız çok önemli bu durumda.

Şu zamana kadar Türkiye’de yaklaşık 30 şehir gezdim ve yurt dışında da 6 ülke ve yaklaşık olarak 10 şehir gezdim. Hepsinin anısı dün gibi aklımda ancak ben ilk olarak kısa bir süre önce döndüğüm Lübnan ile ilgili yazmak istiyorum. Lübnan’da Beyrut, Harissa, Jeita, Byblos ve Sidon’u gezme fırsatım oldu.

LÜBNAN

  • Lübnan Ortadoğu’nun bilinen despot yönetimlerinin aksine Cumhuriyet rejimine sahip bir ülke.
  • Ülkenin batısı tamamen Akdeniz sahillerinden oluşuyor, doğu ve kuzeyde Suriye, güneyde ise İsrail ile sınırları bulunuyor ki şu an o sınırlardan iki ülke arasına geçiş bulunmuyor. Dahası, pasaportunda İsrail vizesi olan birisi Lübnan’a hiçbir şekilde giremiyor.
  • Ülkenin resmi dili Arapça ancak İngilizce ve Fransızca da resmi dil kadar yaygın diller.
  • Etnik yapısı Müslüman Arap, Dürzi ve Maruni Hristiyanlardan oluşuyor. Az oranda Ortodoks, Katolik, Ermeni ve Kürt nüfusa sahip.
  • Para birimi Lübnan Lirası (LBP) ve 1 dolar 1500 LBP’ye sabitlenmiş. Ülke içerisinde dolar ile de alışveriş yapılabiliyor.
  • Ülkede 6 milyon insan yaşıyor, yurt dışında ise 20 milyona yakın Lübnanlının yaşadığı düşünülüyor.
  • İlk olarak milattan önce Fenikelilerin yerleştiği Lübnan’a daha sonraları Asurlular, Babilliler, Persler, Makedonlar, Romalılar ve son olarak da Osmanlılar sahip olmuş.
  • 400 yıl kadar Osmanlı toprakları altında kalan Lübnan, Osmanlı dağılınca Fransız mandası altına girmiş ve nihayet 1943 yılında bağımsızlığını kazandı.
  • 1945’te Birleşmiş Milletler üyesi olan ülke, 1948 yılında İsrail’in kurulmasıyla birlikte yüz binlerce Filistinli mültecinin Lübnan’a göç etmesiyle birlikte bir iç savaşa sürüklendi.
  • 15 yıl süren iç savaşta yüz elli bin kişi hayatını kaybetti. Savaş yıllarında anne tarafından yakın akrabalarım da Beyrut’taydı.
  • Lübnan’ın, Ortadoğu’nun etnik ve dini açıdan en karışık ülkelerinden biri olması savaş sonrası da kavgaların devam etmesine sebep, hatta Hristiyanlar kendilerinin Arap değil de Fenikeli olduğunu iddia ediyor mesela. Ülkenin karışık nüfus yapısı, temsile de yansıyor. Halen uygulamada olan devlet geleneğine göre cumhurbaşkanı Hristiyanlardan, başbakan Sünni Müslümanlardan, meclis başkanı ise Şii Müslümanlardan seçiliyor.
  • Savaş sonrası ülkeyi kendi kaynaklarıyla inşa etmeye kalkan Başbakan Refik Hariri, 14 Şubat 2005’te, Beyrut’taki St. George Oteli yakınlarındaki bir kavşakta bir tonluk TNT patlayıcılı saldırı ile öldürüldü.

Lübnan’a ilk olarak beş sene önce gitmek istemiştim ancak o zamandan bu zamana savaşlar vs. yüzünden bir türlü gitmek nasip olmamıştı. Şu anda bile sıkıntılı bir dönem ama bu sefer kesin kararlı bir şekilde yola koyuldum. Dedem ve bir dayım Beyrut’ta yaşadığı için kalacak yer konusunda sıkıntım yok. Lübnan’a da Mersin Taşucu’ndan bir başka dayımla 15 saatlik gemi seyahati sonucu Trablus üzerinden ulaştık. Dayım bir hafta sonra tekrar Türkiye’ye döndü ancak ben erken dönmeye niyetli değildim. 🙂

Tabi Trablus’tan direkt olarak Beyrut’a geçtik. Beyrut’a girer girmez üstündeki savaş yorgunluğunu kesinlikle hissedebiliyorsunuz, zaten etrafta onlarca kurşun izli yapılar mevcut. Bu yorgunluğu üzerinden atması için daha çok zaman gerekecek gibi. 

Benzin buralarda ucuz olduğundan taksiler servis usulü çalışıyor. Yani gideceğin her yere sadece 2000 LBP (yaklaşık 1.50 dolar) veriyorsunuz, uzak olursa iki servis (4000 lira) çok uzak olursa 10 dolar (15000 lira) vererek istediğiniz yere gidebilirsiniz. Servis usulü çalıştığı için siz araçtayken başkaları da araca alınabiliyor. Altyapı hiç gelişmemiş, metro yok, sürekli olarak elektrikler kesiliyor ve gazla çalışan jeneratörlerle herkes evini, iş yerini aydınlatmaya çalışıyor. Ülkede her ailenin her bireyinin arabası var mutlaka, hatta belki birden fazla arabaya sahipler. Trafiğini siz düşünün.

Lübnan ile Türkiye arasında yapılan anlaşmaya göre vize muafiyeti mevcut. Lübnan’a Antalya, Adana ve İstanbul’dan uçakla Beyrut veya Mersin-Taşucu’ndan gemi ile Trablus’a ulaşım sağlanabilir.

BEYRUT

Beyrut, Lübnan’ın başkenti ve en kalabalık ve hareketli şehri. Kültürel olarak çok zengin olan şehir bir zamanlar Ortadoğu’nun Paris’i olarak nitelendiriliyordu. Mardinli olmamdan mıdır bilmem bana Mardin’i de anımsatan Beyrut, tarihi yapıları, kaybolunası sokakları, cafe/bar, restoranları ve gece hayatıyla birçok çeşitlilik sunan ve hiç uyumayan bir yer.

Gezilecek Yerler

Corniche el Manara, Ain el-Mreisse ile Raouché arasında uzanan 10 kilometrelik sahil yolu. Sahil boyunca Akdeniz’in eşsiz manzarasının yanı sıra, lüks apartmanlar, oteller, restoranlar ve kafeler mevcut. Özellikle gün batımına yakın saatlerde çocukların oyunlar oynadığı, yaşlıların yürüyüş yaptığı, bisikletçi ve koşucuların da spor yaptığı bir bölge oluyor. Güneş batışını da izleyerek çay/kahve eşliğinde günün yorgunluğunu atmak için uğrayabilirsiniz.

Raouché, Corniche’in güney tarafını oluşturan bölge. Beyrut ve Lübnan için bir sembol konumunda olan Raouché Rocks (Güvercin Kayalıkları) bu bölgede bulunuyor. Güvercin Kayalıkları etrafında denize girme, tekne ile tur atma imkanınız bulunuyor. Tabi denize girenlerin tamamının erkek olduğunu göz ardı etmemek gerek. Yine kayalıkların önünde gün batımını geçirebileceğiniz kafeler mevcut.

10524305_732660223460313_8913666713276114033_n
Raouché Rocks (Güvercin Kayalıkları)

Downtown, Corniche’in başlangıç noktası olan Ain el-Mreisse’ye çok yakın bir bölgede bulunan, Beyrut’un tarihi yapılarını barındıran finansal, ticari ve idari bölgesi diyebileceğimiz bir nokta. Savaş sırasında tamamen yıkılan ancak savaş sonrası eski ihtişamına ulaştırılan bir yer. Lübnan Parlamentosu, UNESCO, BM, Dünya Bankası bölge ofisleri bu noktada. Yeniden inşa edilen ve Beyrut’un kalbi konumunda bulunan Nejmeh  Meydanı’nda Osmanlı’dan kalma bir saat kulesi de bulunuyor.

FB_IMG_1535542796013.jpg
Downtown ve Saat Kulesi

Hamra, Rue Hamra, iç savaş öncesi Beyrut’un Champs Elysées’i diye tabir edilen ve en bilinen noktası olan Hamra, Savaş sonrası bu özelliğini Ashrafieh’teki Rue Monot, Gemmayzeh’teki Rue Gouraud ve Downtown gibi yerlere kaptırdı. Yine de gün boyunca çok kalabalık. Sokak boyunca çok sayıda bir şeyler yiyip içebileceğiniz kafe ve restoranlar, alışveriş yapabileceğiniz mekanlar bulunuyor. Beyrut Amerikan Üniversitesi, Lübnan Amerikan Üniversitesi ve Haigazian Üniversitesi yine bu bölgede konumlanmış durumda.

Gemmayzeh, Rue Gouraud, şu an şehrin en hareketli ve renkli bölgesi Gemmayzeh diyebiliriz. İsmini Birinci Dünya Savaşı’nda savaşmış, Fransız General Henri Gouraud’dan alan sokak üzerinde cıvıl cıvıl kafe, bar ve clublar bulunuyor. Beyrut’un şarkılara dahi konu olan gece hayatını en etkin şekilde görmek isterseniz burası tam noktası.

Beyrut Ulusal Müzesi, iç savaş sırasında büyük hasar görse de savaş sonrası resmi kurumların ve özel sektörün yoğun desteği sayesinden yenilenmiş ve 1999 yılında ziyarete açılmış. Müzede Roma-Bizans dönemine ait mozaikler, büyük taş eserler, lahit ve mezarlar ve heykeller sergileniyor. Müzeye giriş ücreti 5000 LBP.

Roman Baths of Berytus, Roma dönemine ait, 1968-1969 yıllarında keşfedilen Roma Hamamı kalıntıları. Berytus o dönem Roma’nın bölgeye verdiği isim. Dört tane hamamdan oluşan kalıntıların etrafında hükümet binaları bulunuyor. Kalıntılar Downtown denilen bölgede.

HARISSA

Yemeklerden bahsedecek olursak, Beyrut’da meşhur bir mekan var Barbar adında Hamra Street’e yakın bir yer. Genelde millet ordan Manakish ve Falafel yiyor kesinlikle tavsiye ederim. Ayrıca Farruş (nasıl yazıldığını bilmiyorum) dedikleri tavuklu bir yemek var onu da deneyebilirsiniz.

İlk yazım olduğundan dolayı eksik olabilir mazur görün bi’ de yazı uzun olmasın diye üstünkörü yazdım, kesinlikle ama kesinlikle görülmesi gereken bir şehir, Beyrut 🙂

Bahsettiğim yerler ile ilgili videomu izlemeden geçmeyin 🙂

don’t be afraid, take the roads with GumsN’Shoes

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s